1. Ana Sayfa
  2. »
  3. Ceza
  4. »
  5. Görevi Kötüye Kullanma *2021 Yargıtay Kararlarıyla

Görevi Kötüye Kullanma

Görevi kötüye kullanma suçu özgü suçlardandır. Peki nedir bu özgü suçlar? Özgü suç belli niteliklere ve sıfatları haiz olanlar tarafından işlenebilen suçlardır. Görevi kötüye kullanma suçu sadece kamu görevlileri tarafından işlenebilen bir suç olması sebebiyle bir özgü suçtur. Görevi kötüye kullanma suçu Türk Ceza Kanununda hüküm altına alınmıştır. Türk Ceza Kanununun düzenlediği görevi kötüye kullanma suçu sadece kamu görevlisi sıfatını haiz olanlar tarafından işlenebilir. Kamu görevlileri dışında Görevi kötüye kullanma suçunun bir başkası tarafından işlenebilmesi kanunen de mümkün değildir.

Kamu Görevlisi Kimdir?

Görevi kötüye kullanma suçunun faili olabilecek olan kamu görevlisi, Türk Ceza Kanununun “Tanımlar” başlıklı 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin c) bendine göre kamu görevlisi; kamusal faaliyetlerin yürütülmesi sırasında atanarak veya seçilerek görev alan, bu görevi sürekli, geçici veya süreli olarak yapan kişilere denir. Kamu görevlilerinin görevi kötüye kullanma suçu da dahil olmak üzere işleyebileceği bir takım özgü suçlar bulunmaktadır. Bu suçların bir kısmına kısaca değinmek yerinde olacaktır.

Görevi Kötüye Kullanma

Görevi Kötüye Kullanma Suçu Nedir?

Görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için bir takım unsurların bir araya gelmiş olması gerekir. Görevi kötüye kullanma suçunun söz konusu olabilmesi için salt kamu görevlisinin icra-i veya ihmali hareketleri yeterli değildir.

Görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin bir çok Yargıtay kararı mevcuttur. Yargıtay’ın 2020/4196 E. 2021/342 K. sayılı ve 27.01.2021 tarihli kararında şöyle denilmiştir:

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Görevi kötüye kullanma

Hüküm : TCK’nın 257/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis yerine 1.500 TL APC (her iki sanık hakkında)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanıklardan … hakkında 23/12/2015 tarihinde kurulan mahkumiyet hükmünün sonuç kısmında kararın kesin olarak verildiğinin belirtilmesi karşısında söz konusu kararın temyizi kabil olması nedeniyle mahkeme yanıltıcı anlatımının sanık hakkında aleyhe sonuç doğurmayacağından, sanığın 12/06/2018 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşılmakla sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin yapılan temyiz incelemesinde;

1-TCK’nın 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanması ile 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Yasanın 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanıklara ihtarına karar verilmiş ise de bu hususun infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.

2-Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 27/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları Nelerdir?

Görevi kötüye kullanma suçunun unsurları aşağıdaki gibidir:

  1. Öncelikle kamu görevlilerine özgü olan bu suç taksir ile değil sadece kast ile işlenebilmektedir.
  2. Görevin kötüye kullanımı sonucunda bir zarar ortaya çıkmalı veya kişinin mağduriyeti söz konusu olmalıdır.
  3. Kişinin uğradığı zarar veya mağduriyeti sebebiyle kamu görevlisi veya göstereceği kişi haksız bir menfaat sağlamış olabilir.
  4. Bu suç icra-i hareketlerle işlenebileceği gibi ihmali veya gecikme sebebiyle de işlenebilir. İcra-i hareketlerle işlenmesi halinde verilecek ceza daha fazla olacaktır.

Görevi Kötüye Kullanma Zamanaşımı

Görevi kötüye kullanma suçunun soruşturulmasında bir zamanaşımı söz konusu söz değildir. Şöyle ki; Türk Ceza Kanunumuzda şikayete bağlı suçlar ve şikayete bağlı olmayan suçlar hüküm altına alınmıştır. Şikayete tabi suçlarda, kural olarak fiili ve faili öğrendikten sonra altı ay içerisinde ilgili cumhuriyet savcılığına başvurularak şikayette bulunulabilir. Bu altı aylık sürenin geçmesi halinde şikayet şartı gerçekleşmeyeceğinden soruşturma açılamaz.

Takibi şikayete tabi olmayan suçlar ise bir kişinin şikayet ve talebi olmaksızın re’sen Türk yargısı tarafından yürütülebilen soruşturma ve kovuşturmayı ifade eder. İftira suçu gibi görevi kötüye kullanma suçu da takibi şikayete bağlı olmayan suçlar kategorisine girdiğinden soruşturma açısından bir zamanaşımı söz konusu olmayacaktır.

Lakin dava zamanaşımı tüm suçlarda mevcuttur. Dava zamanaşımı süreleri Türk Ceza Kanununun 66. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;

Dava Zamanaşımı Süreleri

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olan suçlarda dava zamanaşımı otuz yıldır,
  • Müebbet hapis cezası öngörülen suçlarda dava zamanaşımı yirmi beş yıl,
  • Yirmi yıldan aşağı olmayan hapis cezalarında ise yirmi yıl,
  • Beş yıldan fazla olmak koşulu ile yirmi yıldan az olan cezayı gerektiren suçlarda dava zamanaşımı on beş yıl,
  • Beş yıldan az ceza öngörülen suçlarda ise dava zamanaşımı sekiz yıl olacaktır.

Görevi kötüye kullanma suçunun cezası beş yıldan az olduğu için dava zamanaşımı süresi de sekiz yıl olacaktır.

Görevi Kötüye Kullanma Cezası Alan Memur

Görevi kötüye kullanma cezası alan memur bu suçu icra-i hareketler ile işlemiş ise altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İcra-i hareketler ile değil de ihmali veya gecikme şeklinde bu suçu işleyen memur ise üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yine bu suçu işleyenlere hapis cezasının yanında adli para cezası da verilebilir.

Görevin kötüye kullanılması halinde bu suçtan zarar gören kişi veya kurum davadan haberdar edilmeli, davaya katılmak istenirse katılma talebi ilgili mahkemece kabul edilmelidir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2020/5024 E. 2021/333 K. sayılı ve 27.01.2021 tarihli kararında şöyle denilmiştir;

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Görevi kötüye kullanma

Hüküm : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Suçtan zarar gören …….. Belediyesinin, bu sıfatının gereği olarak CMK’nın 234/1-b maddesi gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği, diğer yandan aynı Kanunun 260/1. maddesine göre de kamu davasından haberdar edilmemiş bulunup da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olanların kanun yollarına başvurma haklarının bulunduğu gözetilerek hükmün bildirilmesinin gerektiği, ancak dosyada suçun zarar göreni konumundaki …… Belediye Başkanlığının

(kapandı ise bağlandığı belediye başkanlığının) duruşmadan haberdar edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığının anlaşılması karşısında; evvela davanın ilgili Belediye Başkanlığına haber verildiğini ve hükmün tebliğ edildiğini gösteren bilgi ve belgeler var ise dosya içine konulması, aksi halde anılan tebligat noksanlığı giderilerek alınacak tebligat parçaları ile belediye tarafından hükümlerin temyiz edilmesi durumunda ek tebliğname de düzenlendikten sonra iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27/01/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Görevi Kötüye Kullanma Suçu TCK

Görevi kötüye kullanma suçu Türk Ceza Kanununun 257. maddesinde tanımlanmış ve görevi kötüye kullanma suçunun işlenmesi halinde uygulanacak müeyyide hüküm altına alınmıştır. Buna göre; yapmakla görevli olduğu bir işi, görev tanımına uymayacak şekilde yapması veya uygun bir biçimde yapmaması halinde kişinin mağdur olmasına sebep olunması veya bir zarara uğratılması, bir başkasına haksız bir menfaat sağlanması halinde kamu görevlisi görevi kötüye kullanma suçunu işlemiş olur. Görevi kötüye kullanma suçunun hapis cezası altı aydan iki yıla kadar çıkabilir.

Görevi kötüye kullanma suçu ihmal veya gecikme suretiyle de ortaya çıkabilir. Bu durumda hapis cezası üç aydan bir yıla kadardır.

Görevi Kötüye Kullanma Suçu Hangi Mahkemede Görülür?

Görevi kötüye kullanma suçu davası bu suçun işlendiği yer mahkemesi olan yetkili ve görevli Asliye Ceza Mahkemesinde görülecektir. Asliye Ceza Mahkemesince mahkumiyet kararı verilmesi halinde suçun sanık veya sanıklarınca istinaf/temyiz yoluna başvurulabilecektir. Aynı şekilde yerel mahkemece görevi kötüye kullanma suçunun sanık veya sanıkları hakkında beraat kararı verilmesi halinde ise suçtan zarar gören K.H, katılan kişi veya kurumun kararın bozulması amacıyla istinaf/temyiz yoluna başvurabilir.

Sadece Kamu Görevlileri Tarafından İşlenebilen Diğer Suçlar

a) Zimmet

Zimmet suçu aynen görevi kötüye kullanma suçu gibi sadece kamu görevlileri tarafından işlenebilen özgü suçlardan biridir. Türk Ceza Kanununun 247. maddesinde düzenlenmiştir. Yapmış olduğu görev nedeniyle kendisinin zilyetliğine devredilmiş; gözetmekle veya korumakla görevli olduğu malı kendisi veya bir başkasının zilyetliğine geçiren kamu görevlisi cezalandırılır. Bu ceza beş yıl ila on iki yıl arasındadır.

b) İrtikap

Görevi kötüye kullanma suçunun özgü suçlardan olduğunu daha öncede söylemiştik. İrtikap da kamu görevlileri tarafından işlenebilen özgü bir suçtur. İrtikap suçu iki şekilde işlenebilir. Bunlardan birincisi kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak amacı ile icbar etmesi şeklinde ortaya çıkar. İkincisi ise kamu görevlisinin yapmakla yükümlü olduğu bir işi vatandaşta yapmayacağı hissiyatını oluşturarak vatandaştan bir yarar sağlaması ve vatandaşın bu hususta kendini zorunlu hissetmesi halinde ortaya çıkar. İrtikabın cezası ise minimum beş yıl maksimum on yıldır.

c) Rüşvet

Rüşvet kamu görevlileri tarafından işlenebilen bir diğer özgü suçtur. Görevi kötüye kullanma suçuna göre bu suçun işlenmesi halinde daha ağır cezalar verilebilecektir. Rüşvet, Türk Ceza Kanununun 252. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre rüşvet suçunun oluşabilmesi için, kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili olarak bir işi yapması veya yapmaması için kamu görevlisine veya göstereceği bir kişiye menfaat sağlanması şeklinde veyahut bir kamu görevlisinin görevini yapması veya yapmaması için bir kişiden kendine veya bir başkasına menfaat sağlanmasını istemesiyle oluşur. Rüşvet suçunun cezası dört yıldan on iki yıla kadardır.

d) İşkence

Görevi kötüye kullanma suçundan çok daha ağır cezalarla hüküm altına alınan kamu görevlilerine özgü bir diğer suç ise işkencedir. Kamu görevlisinin bir kişiye insan onuruna bağdaşmayan bedensel veya ruhani olarak acı vermesi, aşağılaması şeklinde ortaya çıkan suç işkencedir. İşkence suçunun cezası ise üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezasıdır.

Yukarıda örnek mahiyetinde bahsettiğimiz dört ve bir çok suç daha görevi kötüye kullanma gibi sadece kamu görevlileri tarafından işlenebilir.

Görevi Kötüye Kullanma

Sonuç

Görevi kötüye kullanma suçu yalnızca kamu görevlileri tarafından işlenebilen bir suç olarak karşımıza çıkmaktadır. Görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için kamu görevlisinin yapmakla yükümlü olduğu bir işi yaparken icra-i yada ihmali hareketi veya gecikmesi sebebiyle bir kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebep olması gerekir. Görevi kötüye kullanma suçunda sadece hapis cezasına hükmedilebileceği gibi hapis cezasının yanında adli para cezası verilebilmesi de mümkündür. Bu suçtan dolayı hiç ceza verilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da karar verilebilir.

Görevi kötüye kullanma suçunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi olduğu gibi yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir. Suçun kovuşturulma evresine geçilebilmesi için memurun çalıştığı yerin kovuşturmaya izin vermeye yetkili organından izin talep edilecektir.

Görevi kötüye kullanma suçu sebebiyle mahkumiyet kurulabileceği gibi beraat kararı da verilebilecektir. Asliye Ceza Mahkemesince verilen karara karşı sanık veya sanıklar, K.H. , suçtan zarar gören katılan kişi veya kurum istinaf/temyiz yoluna başvurulabilecektir. Bu suçtan dolayı yargılanan kişilere tavsiyemiz bir ceza avukatından hukuki yardım alması olacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Görevi kötüye kullanma suçunda yetkili mahkeme kamu görevlisinin suçu işlediği yer mahkemesidir. Görevi kötüye kullanma suçunda görevli mahkeme ise Asliye Ceza Mahkemeleridir.

Görevi kötüye kullanma suçunu işleyen kamu görevlisine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Görevi kötüye kullanma suçunun ihmal veya geciktirme suretiyle kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza ise üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır.

Görevi kötüye kullanma suçu şikayete tabi olmayan suçlardandır. Bu sebeple soruşturma için bir zamanaşımı söz konusu olmayacağı gibi Türk yargı organlarınca resen takibi yapılabilecektir.

Hukuki Yardıma mı İhtiyacınız Var?

Bizi Arayın: *0-542-782-9878*

info@leventsamgar.com
·  Pazartesi – Cuma 09:00-18:00

İlgili Yazılar

Bir Yorum Bırak

×

Hoş geldiniz!

Bize whatsapp! üzerinden ulaşabilirsiniz ya da e-posta gönderebilirsiniz: info@leventsamgar.com

×