1. Ana Sayfa
  2. »
  3. Aile
  4. »
  5. Yardım Nafakası *2021 Yardım Nafakası Nedir?

Yardım Nafakası

Yardım nafakası kavramı, daima bizlere boşanma davası çağırışımı yapmaktadır. Ancak nafakanın amacı doğrultusunda bir tanımdan yola çıkarsak, kişilerin standart düzeyde yaşamını idame ettirmesi için gereken geçimliktir. Türk Hukuk sistemi yardım nafakası da dahil olmak üzere, iki çeşit nafaka belirlemektedir. Bunlar;

Bu yazıda ele alacağımız nafaka türü de yardım nafakasıdır. Kişinin, çalışma ve geçimini idame ettirme konusunda sıkıntıya düştüğü durumlarda, kanunda belirtilen kan hısımlarından isteyebileceği nafaka türüne yardım nafakası denmektedir. Bu nafakayı isteme koşullarını, nafakanın miktarını hakim belirleyebilir.

Yardım Nafakası Nedir

Yardım Nafakası Nedir?

Yardım nafakası ile ilgili olarak, kimlerin bu nafakayı ödeyeceği kanun tarafından belirlenmiştir. Buna göre herkes için geçerli olmak üzere, kişi;

  • Altsoy ( Kişinin; çocuklarına, torunlarına),
  • Üstsoy (Kişinin; anne babasına, büyük anne ve büyük babasına),
  • Kardeşlerine,

Eğer kendilerini idame ettiremeyecek durumdaysalar ve mali açıdan çıkmazın içindelerse maddi olarak yardım etmekle yükümlüdür. Bu kanunun temeli de örf ve adetlerimizden gelmektedir. Geçmişten bugüne Türk akrabalık ilişkilerinde, yardımlaşma çok önemli bir yer tutmuştur. Bu yardımlaşmanın; Kanuni bir dayanağı olması adına da yardım nafakası kurumu getirilmiş, inisiyatif alınmasından çok kişilere yükümlülük getirerek sistematik bir şekle bürünülmesi sağlanmıştır.

Yardım Nafakasının Amacı Nedir?

Yardım nafakasına ilişkin olarak getirilen bu yasal düzenlemeye yazımızın başında değinmiştik. Kişiler, birçok farklı nedenden dolayı yardıma muhtaç duruma düşebilirler. Ülke geneline seyreden bir ekonomik buhran olabilir, herhangi bir işte çalışamayacak kadar sağlık problemleri yaşanması olabilir vs. Bireylerin bu tür durumlarda da geçimlerini asgari düzeyde bile olsa sağlaması önem arz etmektedir.

Ancak kişisel olarak bir maddi kanal yaratamayan bireye; üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri tarafından maddi yardım yapılması yasalar tarafından düzenlenmiştir. Bu kanunun amacı bu anlattıklarımızdan ibarettir. Aksi halde halk diliyle, eli ayağı tutan kişilerin bu nafakayı talep etme hakları bulunmamaktadır.

Yardım Nafakası Nasıl İstenir?

Yardım nafakası, diğer nafaka türlerinden farklı olarak mahkeme tarafından re ’sen incelenerek hükmedilmez. Muhakkak ilgili tarafından talep edilmesi gerekmektedir. Söz konusu nafakayı almak isteyen kişi, Taleplerinin bulunduğu dilekçeyi mahkemeye, dava açmak sureti ile sunmalıdır. Eğer mahkeme gerek görürse nafakaya hükmedebilecektir. Hukukun temel ilkelerinden olan taleple bağlılık ilkesi de burada uygulama alanı bulmaktadır. Kişi, mahkemeden ne talep ettiyse, hakim daha fazlasına hükmedemez.

Yardım Nafakası Davasında Öncelik Sırası

Yardım nafakasının ilk önce hangi kan hısımından talep edileceği kafalarda soru işareti bırakmaktadır. Nafaka konusunda kanun, özel bir düzenlemeye gitmiş ve kişilerin, istediklerine karşı nafaka talep etmelerinin önüne geçmiştir. Buna göre nafaka talep edecek kişi, kanunda belirtilen sırayı takip etmek zorundadır. Kanunda düzenlenen sıra, mirasçılıktaki sıra gibi olacaktır. Mirasçılıktaki sırayı açıklayacak olursak;

Miras hukuku, zümre sistemini kabul etmiş ve mirasçıları belirli zümrelere ayırmıştır. Örnek verecek olursak, 1.Zümre 2.Zümre… Miras hukukuna göre 1. Zümrede mirasçının bulunması, diğer zümrelerin mirasçılığı önünde bir engel oluşturmaktadır. Bunu somut olarak örneklendirecek olursak, A’nın ölmesi durumunda eğer çocuğu varsa annesi B veya kardeşi C, mirastan faydalanamayacaktır. Nafaka sıralaması da bu şekilde işlemektedir. İlk davalının kim olacağını mirasçılık sıralamasından kolayca anlayabiliriz. Nafaka davasında sırasıyla davalılar şu şekildedir;

  1. Nafaka davası açan kişinin altsoyu ( Çocukları, Torunları),
  2. Nafaka davası açan kişinin üstsoyu ( Annesi, Babası),
  3. Nafaka davası açan kişinin kardeşleri. Eğer kardeşlerinin maddi durumu, yardım etmeye elverişli değilse nafaka yükümlülükleri bulunmamaktadır.
  4. Nafaka davası açan kişinin, büyük annesi ve büyük babası,
  5. Eğer hala hayattalarsa, üst soyun da üst soyuna,

Nafaka talebi ile dava açılabilir. Ancak sıralamayı takip ederek davayı açmak önem arz etmektedir. Sıralamayı takip etmekten kasıt, alt sırada nafakayı ödeyebilecek maddi imkanlara sahip kan hısımı olduğu halde o sırayı atlayarak bir üst sıradaki kan hısımına, nafaka talebi ile dava açılması mümkün değildir.

Yardım Nafakasının Nakit Ödenmesi Zorunlu Mudur?

Yardım nafakası, kanunda düzenlendiği üzere nakit ve tümü bir arada olacak şekilde yani peşin ödenmelidir. Fakat taraflar kendi aralarında yapacakları anlaşma ile bu nakit olan nafakayı, herhangi bir mala çevirebilirler. Peşin ödenmesi konusunda ise kanunda açıkça bir kısıtlama bulunmadığı için kıyas yolu ile iratlar halinde de ödenmesi düşünülebilmektedir.

Yardım Nafakasının Arttırılması, Azaltılması veya Kaldırılması

Yardım nafakasının, maddi olarak muhtaç durumda olan kişiye karşı verildiğini yukarıda bahsetmiştik. Eğer nafaka alan kişi, nafaka almak zorunda bırakan durumdan kendisini kurtaracak olursa ve koşullar lehinde veya aleyhinde değişecek olursa; nafakanın azaltılması, arttırılması ya da tümden kaldırılması mümkün hale gelebilir.

Koşulların bu hale geldiği ise mahkemede ispat edilmelidir. Aksi halde hakim bu yönde bir karar vermeyecektir.

Örnek verecek olursak, bir rahatsızlığı nedeni ile çalışamayacak durumda olan ve nafaka alan kişinin, iyileşip eski haline gelmesi sonucunda nafakası hakim tarafından kaldırılabilir. Ya da yoksul olan ve maddi imkansızlıklar içerisinde bulunan kişinin, maddi gücünün toparlanması ile beraber hakim yine nafakanın kaldırılmasını isteyebilir. İşin özü itibari ile sözü geçen nafaka sınırsız olarak kişiye verilmez. Koşullarla beraber değişkenlik gösterebilir.

Yardım Nafakası Davasında Görev ve Yetki

Yardım nafakası, davalarında görev ve yetki hususu TMK’da düzenleme altına alınmıştır. Bu davalara bakacak görevli mahkeme Aile Mahkemesi, yetkili mahkeme de davanın taraflarından herhangi birisinin bulunduğu yer mahkemesidir. Yetki bakımından davacıya seçimlik bir hak tanınmıştır. İsterse kendi yerleşim yeri Aile Mahkemesinde isterse de davalının yerleşim yeri mahkemesinde davayı açabilecektir. Görevli mahkeme açısından ise eğer ki davanın açılacağı yerde Aile mahkemesi bulunmuyor, bu durumda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Burada Asliye Hukuk Mahkemesi, mevcut davaya Aile Hukuk Mahkemesiymiş gibi bakacaktır.

Öğrenciler Yardım Nafakası Talep Edebilir Mi?

Yardım nafakası öğrenciler açısından da mümkün olabilmektedir. TMK’da bu durumla ilgili olarak düzenlenmiş özel bir hüküm bulunmaktadır. İlgili hüküm olan Türk Medeni Kanunu madde 328/2 uyarınca, öğrencili faaliyeti halen devam eden ancak 18 yaşını doldurmuş kişinin ebeveynleri, çocuğun eğitim hayatı son bulana kadar maddi imkanları doğrultusunda çocuklarına yardım etmek zorundadırlar.

TMK’da ele alınan bu mevcut düzenleme, iştirak nafakasından farklıdır. İştirak nafakasında ebeveynler, çocuk 18 yaşına kadar ortak olarak bakmakla yükümlü olup 18 yaşını tamamladığı andan itibaren bakım yükümlülükleri ortadan kalmaktaydı. Ancak TMK m.328/2’de düzenlenen bu madde ile çocuğun tüm öğrenim hayatı boyunca ebeveynlerin, bakmakla yükümlü olduğu bize açıkça yardım nafakası çağırışımı yapmaktadır.

Yardım Nafakası

Yardım Nafakası İcraya Konu Olabilir Mi?

Yardım nafakası hakim tarafından kararlaştırıldıktan sonra ödenmemesi durumunda icra edilebilirliği gündeme gelmektedir. Ancak uygulamada, merak konusu olan başka bir husus daha vardır. O da nafakanın ilamsız icra takibi konusu olup olamayacağı konusudur.

HMK m.367/2’de “Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.” denilmiştir. Bu kapsamda aile hukukundan kaynaklanan düzenlemelerde ilam şartı kanunen aranmaktadır. Ancak nafaka ile ilgili olan uyuşmazlıklarda bu kanunun bir istisnası bulunmaktadır. Bu istisna Yargıtay’ın daha önce verdiği yerleşik kararlardan kaynaklanmaktadır. Buna göre nafakaya konu olan mahkeme ilamları (yani mahkeme kararları), kesinleşmesine gerek kalmadan da icra takibine konu olabilmektedir.

Sonuç

Yardım nafakası; yardıma ihtiyacı olan ve sadece ekonomik olarak yardımlarla ayakta durabilen kişiye, kanunda belirtilen kan hısımları tarafından mahkeme eliyle yapılan yardıma denilmektedir. Nafakanın tespit edilmesi, koşulları ve miktarına ise hakim takdir yetkisini kullanarak karar verecektir. Kanun gereği kural olarak kişiler, yardıma muhtaç olan ve yardım edilmediği zaman düşkün olacak; altsoya, üstsoya ve kardeşlere ekonomik olarak destek olmak zorundadır. Fakat bu kurala rağmen kişiye yardım edilmemesi sonucunda da dava açılması sonucunda mahkeme bu nafakaya hükmedecektir.

Sıkça Sorulan Sorular

Geçim zorluğu çeken ve yoksulluğa düşen kişi, yerleşim yeri Aile Mahkemesi'ne başvurarak kanunda belirtilen sıra doğrultusunda kan hısımlarından yardım nafakasını talep edebilir.

Yardım nafakasının ne kadar olacağı ilgili kanunda düzenlenmemiştir. Ancak hakim, takdir yetkisini kullanarak kişinin asgari geçimini sağlayacağı şekilde bir nafakaya karar verecektir.

Türk Hukukunda iştirak nafakası, 18 yaşına kadar ödeneceği düzenlenmiştir. Ancak Yardım nafakası için süre öngören bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yoksulluğa düşen kişinin, yoksulluğa düşüren neden ortadan kalktığında ya da yoksulluk sona erdiğinde bu durumu mahkemeye bildirilerek nafakanın ortadan kaldırılması sağlanabilir.

Hukuki Yardıma mı İhtiyacınız Var?

Bizi Arayın: *0-542-782-9878*

info@leventsamgar.com
·  Pazartesi – Cuma 09:00-18:00

İlgili Yazılar

Bir Yorum Bırak

×

Hoş geldiniz!

Bize whatsapp! üzerinden ulaşabilirsiniz ya da e-posta gönderebilirsiniz: info@leventsamgar.com

×