1. Ana Sayfa
  2. »
  3. Ceza
  4. »
  5. HAGB *2021 Hagb Nedir? HAGB İtiraz Dilekçesi Örneği

HAGB Nedir? Hagb İtiraz Dilekçesi *2021

HAGB diğer bir ifadeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması belli şartların varlığı halinde sanık hakkında verilen hükmün hukuken sonuç doğurmaması durumudur. HAGB Ceza Muhakemesi Kanunu m.231’de üzenlenmiştir. HAGB kararının verilemeyeceği suçlar ve cezalar bulunmaktadır. Mahkemenin vermiş olduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itirazın ne şekilde yapılacağı ve HAGB itiraz dilekçesi kapsamında bulunması gereken hususlara da bu makalemizde yer verilmiştir.

HAGB Nedir?

HAGB olarak da ifade edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmiştir. HAGB mahkeme tarafından sanık için verilen hükmün belli şartların gerçekleşmesine bağlı olarak herhangi bir hukuki sonuç doğurmaması durumunu ifade eder. 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 5. fıkrasına göre bir ceza yargılaması sonucunda sanığa atfedilen suçtan dolayı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası veya adli para cezasına hükmolunması halinde mahkeme tarafından HAGB yani hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Ceza mahkemesince HAGB kararının verilmesi durumunda sanık 5 yıllık denetim süresine tabi tutulur, 18 yaşından küçük olan çocuklar için bu süre 3 yıl olarak belirlenir. Bu süre içerisinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin takdir edeceği sürede kanunda yazılı bazı tedbirler alınabilir. Denetimli serbestlik tedbiri olarak da bilinen bu tedbirler CMK’nun 231. maddesinin 8. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre sanık hakkında;

  • Bir meslek veya sanat sahibi değil ise bunu sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesi,
  • Bir meslek veya sanat sahibi ise, kamu kurumu veya özel sektörde bu alanda ücretli olarak çalıştırılması,
  • Belli yerlere gitmesinin yasaklanması ya da gitmeye devam etmesi yükümlülüğünün getirilmesi,
  • Mahkeme tarafından takdir edilecek başkaca bir yükümlülüğün yerine getirilmesi,

şeklinde denetimli serbestlik tedbirlerine hükmedilmesi mümkündür. Dava zamanaşımı süresi sanık hakkında hükmedilen denetim süresi boyunca devam etmez, durur. HAGB kararı sonucunda açıklanması geri bırakılan hükümde hapis cezası bulunuyor ise bu ceza ertelenemez, bu hapis cezasının kısa süreli olması halinde de seçenek yaptırımlara çevrilemez. Cezanın ertelenmesi ile HAGB farklı kavramlardır.

Sanık için öngörülen 5 yıllık (18 yaşından küçük çocuklar için 3 yıllık) denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve karar verilen denetimli serbestlik tedbirlerine uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir. Ancak bu süre içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya öngörülen tedbirlere uyulmaması halinde mahkeme tarafından hüküm açıklanır. Bu durumda mahkeme sanığın durumunu değerlendirerek yeni bir hüküm kurabilir. Bu hüküm; mahkeme tarafından cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi, şartları oluştuğu takdirde cezanın ertelenmesi (TCK md. 51 kapsamında) ya da başka bir seçenek yaptırıma çevrilmesi şeklinde olabilir.

HAGB kararı bu kararlara özgü bir sisteme kaydedilir ve adli sicil kaydı ya da sabıka kayıtlarında görülmez. Bu kayıtlar ancak hakim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından bir soruşturma ya da kovuşturmayla bağlantılı olarak istendiği takdirde kullanılabilmektedir.

HAGB Şartları Nelerdir?

Sanığın Hagb(Hükmün açıklanmasının geri bırakılması) kurumundan faydalanabilmesi için kanunda öngörülen bazı şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartların sağlanamaması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir.

HAGB kararı verilebilmesi için ilk şart olarak; sanığa şayet hapis cezası verilmiş ise bu hapis cezasının iki yıl veya daha az süreli olması gerekir. Burada dikkat edilmesi gereken suçun ne olduğu ya da ne şekilde işlendiği değil hapis cezasının süresidir. Dolayısıyla taksirle işlenen suçlarda olabileceği gibi kasıtla işlenen suçlarda da HAGB kararı verilebilir. Örneğin; kasten yaralama suçunda hükmedilen ceza miktarı iki yıl veya daha az süreli ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecektir.

Ancak özel kanunlarda düzenlenmiş olan HAGB kararının verilemeyeceği suçların söz konusu olduğu durumlarda cezanın miktarının bir önemi olmayacaktır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecek suçlar çeşitli kanunlarda belirtilmiştir. Bunlardan biri yine CMK’nın 231. maddesinin son fıkrası olan 14. fıkrasında düzenlenmiş olup buna göre Anayasa’nın 174. maddesinde tahdidi olarak sayılmak suretiyle Anayasaya aykırı olmadığı kabul edilen inkılap kanunlarında düzenlenen suçlarda HAGB hükümleri uygulama alanı bulmaz. 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kanunundaki suçlarda ise 26.02.2008 tarihinden önce işlenmiş olması kaydıyla HAGB kararı verilebilir. Ancak bu tarihten sonra işlenmiş disiplin suçu hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez.

HAGB kararı verilemeyecek diğer suçlar ise 5491 sayılı Çek Kanunu m. 5/10’da düzenlenen karşılıksız çek keşide etme suçu ile TCK m. 184’de düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçlarıdır. Bunun dışında disiplin hapsi veya tazyik hapsi gerektiren fiillerin işlenmesi halinde de HAGB hükümleri uygulanmaz.

Şayet sanığa hapis cezası değil de adli para cezası verilmiş ise bu durumda adli para cezasının doğrudan verilip verilmediği önem taşımaktadır. Zira adli para cezasının doğrudan verildiği durumlarda HAGB hükümleri uygulanabilirken hapis cezasından çevrilmek suretiyle adli para cezası verildiği durumlarda HAGB hükümleri uygulanmaz. Örneğin sanığa “İftira Suçu” sebebiyle 1 yıl 3 ay hapis cezası  verilip daha sonra verilen bu hapis cezası adli para cezasına çevrilmek suretiyle bir hüküm kurulursa bu hükümde hükmün açıklanmasının geri bırakılması yer bulmaz.

5271 sayılı CMK m.231/6 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için öncelikle sanığın daha önce kasıtlı bir suç dolayısıyla mahkum olmamış bulunması gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus sanığın daha önce işlediği suçtan dolayı aldığı ceza miktarına bakılmaksızın suçun ne şekilde işlendiğinin HAGB kararının alınması için önem arz ettiğidir. Ancak daha önce kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla mahkum olmasının üzerinden tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli süreler geçmişse de HAGB kararı verilebilir.

Hükümden de anlaşılacağı üzere sanığın daha önce işlemiş olduğu suçu kasten işlemiş olması halinde HAGB kararı verilemez. Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis veya adli para cezasına mahkum olması arasında da bu açıdan bir fark yoktur. Ancak sanığın daha önce işlemiş olduğu suçu taksirle işlemiş olması halinde sonraki suçtan dolayı Hagb hükümlerinin uygulanmasına kanunen engel bir durum bulunmamaktadır. Belirtmek gerekir ki; daha önce kasten işlenen bir suç olmaksızın verilen tedbir niteliğindeki denetimli serbestlik kararı veya silinme şartları oluşması halinde diğer adli sicil kayıtları hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel değildir.

CMK m. 231/6,b bendi uyarınca mahkemenin, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu bir kanaate varması gerekmektedir. Mahkeme bu hususta sanığın kişisel özellikleri ve duruşma esnasındaki tutum ve davranışlarını dikkate almak suretiyle bir değerlendirme yapmalıdır. Genel olarak sanığın bu iki hususta olumsuz denebilecek bir özellik veya davranışı yok ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmelidir.

Hagb kararının verilebilmesi için gereken şartlardan biri de sanığın işlediği bu suç nedeniyle mağdur veya kamu maddi bir zarara uğramış ise bu zararın tamamen giderilmesidir. Manevi zarar veya dolaylı zararlar bu giderilmesi gereken zararlara dahil değildir. Zararın giderilmesi ilk etapta aynen iade yoluyla, bu mümkün olmadığı takdirde suçtan önceki hale getirme veya tazmin etme şeklinde olur. Tazmin suretiyle zararı giderme yolunda zararın miktarının saptanması sorunu gündeme gelecektir. Zararın miktarının belirli olmadığı durumlarda hakim yaklaşık zararı gerekirse bilirkişi tayin etmek suretiyle tespit etmeli, bu hususu tarafların inisiyatifine bırakmamalıdır.

Hükümden anlaşılacağı üzere zararın tamamen giderilmesi gerekmektedir. Zararın kısmi olarak giderilmesi durumunda mahkemece Hagb kararı verilebilmesi için mağdurun açık rızası aranır. CMK m.231/9 uyarınca sanığın mağdur ya da kamuya vermiş olduğu zararı derhal gideremediği durumlarda ise denetim süresi içerisinde ve aylık taksitler halinde ödeyerek zararı yine tamamen gidermesi istenebilir. Bu durumda da HAGB kararı verilebilir. Niteliği gereği bir zarar oluşturmayan suçların söz konusu olduğu hallerde doğal olarak zararın giderilmesi şartı da aranmaz.

Belirtmek gerekir ki; ceza mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlanan kararı, hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı bir karar olmayıp tazminat davası açılması mümkündür.

Son olarak sanığın HAGB kararına onay vermesi gerekmektedir. Aksi takdirde hakim hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedemez.

HAGB İtiraz

Ceza Muhakemesi Kanunu m.231/12 fıkrası uyarınca HAGB kararına itiraz edilebilmesi mümkündür. HAGB kararına itiraz kararın tebliğinden itibaren, karar duruşma esnasında yüze karşı okunduysa tefhimden itibaren 7 gün içerisinde yapılır. Hagb itiraz, hükmü kuran mahkemeye dilekçe verilmek suretiyle yapılabileceği gibi tutanağa geçirilmesi şartı ile zabıt katibine beyanda bulunarak da yapılabilir. Mahkeme itirazı değerlendirir ve bunun sonucunda kararını düzeltme yoluna gidebileceği gibi itirazı yerinde görmemesi de mümkündür. İkinci ihtimalde itiraz dilekçesi en çok üç gün içerisinde Hagb kararı veren mahkeme tarafından itirazı incelemeye yetkili olan mahkemeye gönderilmelidir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 268. maddesinde itiraz usulü ve itirazı incelemeye yetkili olan merciler düzenlenmiştir. Buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına hükmeden mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi ise bu karara karşı yapılan itirazı incelemeye yetkili olan mahkeme aynı adliyedeki Ağır Ceza Mahkemesidir. Aynı adliye içerisinde Ağır Ceza Mahkemesi mevcut değil ise kararı veren Asliye Ceza Mahkemesinin yargı çevresinde bulunan Ağır Ceza Mahkemesi itirazı incelemeye yetkili hale gelir. HAGB kararının verildiği Çocuk Mahkemeleri ile Fikri Sınai Ceza Mahkemeleri için de aynı kural geçerlidir.

Şayet hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına hükmeden mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi ise numara olarak kendisinden sonra gelen sıra numaralı Ağır Ceza Dairesi; son numaralı daire ise birinci daire itirazı inceler. O yerde tek bir Ağır Ceza Mahkemesi dairesi var ise en yakın Ağır Ceza Mahkemesi yetkili olur. HAGB kararına karşı istinaf veya temyiz kanun yolu açık olmamakla beraber bu yöndeki başvurular itiraz başvurusu olarak değerlendirilip incelenmelidir.

Hagb İtiraz Dilekçesi

Hagb İtiraz Dilekçesi Örneği

Aşağıda yer alan HAGB itiraz dilekçesi örnek nitelikte olup mevcut durumunuzla birebir uyumlu olmayabilir. Bu örnek dilekçe hukuk fakültesi öğrencileri ile mesleğe yeni başlayan Avukat ve Stajyer Avukat meslektaşlarımız için hazırlanmıştır. Lütfen hukuki durumunuzun tayini ile size en uygun itiraz dilekçesinin hazırlanması için mutlaka bir ceza avukatı yardımından faydalanınız. Web sitemizdeki veya başka internet sitelerindeki HAGB itiraz dilekçelerini kullanmayınız. İtiraz dilekçesi örneğinin kullanılması sonucunda uğrayabileceğiniz hak kayıplarından bizzat sizin sorumlu olduğunuzu önemle hatırlatmak isteriz.

İSTANBUL NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİNE

Sunulmak Üzere

İSTANBUL … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

DOSYA NO                                     :

İTİRAZ EDEN SANIK                :

MÜDAFİİ                                       : Av. Levent SAMĞAR

KONU                                  : İstanbul .. Asliye Ceza Mahkemesi’nin …. tarihli HAGB kararının itirazen incelenerek KALDIRILMASI ve neticeten müvekkilin BERAATİNE karar verilmesi arz ve talebimizdir.

AÇIKLAMALAR

Müvekkil sanık hakkında İstanbul … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/…E. 2021/…K. Sayılı dosyasında … tarihli duruşmada müvekkile … suçundan dolayı … yıl … ay hapis cezasına hükmedilmiş ve hakkında HAGB kararı verilmiştir. Ancak sayın mahkemenin vermiş olduğu HAGB kararı usul ve yasaya aykırı olup işbu dilekçemizde belirttiğimiz gerekçelere dayanarak kaldırılması gerekmektedir.

Müvekkil sanığın üzerine atılı suçu işlemediği sabit olmasına karşın hakkında Hagb hükmü kurulması kanuna ve hukuka açıkça aykırıdır. Ayrıca 5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 231. Maddesinin 6. Fıkrasının c bendi uyarınca müvekkil sanık hakkında HAGB kararına hükmedilebilmesi için müvekkilin rızasının da gözetilmesi gerekirken müvekkil HAGB’yi kabul etmemesine karşın sayın mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmü kurulması hukuka aykırıdır.

Diğer Sebepler: …………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

TALEP VE SONUÇ      :Yukarda belirttiğimiz ve mahkemenizce re’sen gözetilecek hususlar ışığında itirazımızın kabulü ile hukuka aykırı olan mahkeme kararının bozularak KALDIRILMASINI ve neticeten müvekkil sanığın BERAATİNE karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. …/…/…..

                                                                                                           Sanık Müdafii

Av. Levent SAMĞAR

 

Hagb Kararına Uyulmaması Nedeniyle Açılış Nedir?

Sanık için öngörülen denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya öngörülen tedbirlere uyulmaması halinde mahkeme tarafından hükmün açıklanacağını belirtmiştik. HAGB kararı sonucunda denetim süresi, verilen kararın kesinleşmesi ile beraber başlamaktadır. Sanığın yeni bir suç işlemesi üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyaya yeni suç için yargılama yapan mahkeme tarafından ihbarda bulunulur. Bu ihbar üzerine dosyanın yeniden açılması HAGB kararına uyulmaması nedeniyle açılış olarak adlandırılmaktadır.

Bu durumda sanığın cezalandırılması genellikle Türk Ceza Kanununun 51. maddesine göre erteleme veya hapis cezası şeklinde olur. HAGB kararına uyulmaması nedeniyle açılış durumunda verilecek kararda sanığın suç işlemek suretiyle denetimi bozma gerekçeleri ifadesinin alınması esnasında özellikle sorulur. Buna göre sanığın belgelenebilir nitelikte bir mazeretinin olup olmaması durumu dikkate alınarak cezalandırılması veya cezalandırılmaması yoluna gidilebilmektedir. Bunun yanı sıra sanığın kişiliği, adli sicil kaydı ve yargılama esnasındaki tutum ve davranışları da her yönüyle değerlendirilerek bir karar tesis edilir.

HAGB Yargıtay Kararları

CMK 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin olarak Yargıtay tarafından verilen güncel bazı içtihatlar şu şekildedir;

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 11/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY 15. Ceza Dairesi 2021/2812 E., 2021/2848 K. 11.03.2021 T.

 

“…Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve mahkumiyet niteliği bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinin 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen hükmün yürürlük tarihi olan 28.06.2014 tarihinden önce olduğu da gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nin 231/5 maddesinde öngörülen diğer şartlar açısından da bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerekirken, “sanık hakkında daha önce HAGB kararı verilmiş olup, bu kararın gereğine uygun davranmadığı anlaşıldığından CMK’nın 231. maddesinin taktiren uygulanmasına yer olmadığına,” şeklindeki, yetersiz gerekçe ile 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi hükmünün uygulanmaması…

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 17.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2021/983 E.,  2021/1666 K. 17.02.2021 T.

 

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde ”Müşteki sanığın sabıkasında görülen HAGB ilamının denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlediği anlaşıldığından bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması sebebiyle hakkında CMK’nun 231/5 maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,” gerekçeleriyle CMK’nin 231. maddesinin uygulanmamasına karar verildiği; sonraki paragrafında ise ”Müşteki sanığın daha önce kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum olmadığı, suçu işledikten sonra gösterdiği pişmanlık nazara alınarak cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan 5237 Sayılı TCK’nun 51/1 maddesi gereğince hapis cezasının ERTELENMESİNE” gerekçeleriyle TCK’nin 51. maddesinin uygulanmasına karar verilmek suretiyle hükümlerde çelişki oluşturulması,

…Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2021/1901 E., 2021/1459 K. 16.02.2021 T.

 

… Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih … sayılı yazısı ile suça sürüklenen çocuğun denetime uymaması nedeniyle ihbarda bulunulduğu, mahkemece 17.06.2014 tarihinde hükmün açıklandığı, suça sürüklenen çocuğun temyizi üzerine 17. Ceza Dairesinin 20.03.2017 tarih, … Esas, … Karar sayılı ilamıyla hükmün açıklanması için gerekli şartların oluşmaması nedeniyle bozma kararı verildiği, bozma sonra mahkemece hükmün açıklanmasına yer olmadığına ve önceki HAGB kararının korunmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken suça sürüklenen çocuk hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan yeniden hüküm kurulduğu, bu hükmünde 09.11.2017 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmakla … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih, … Esas, … Karar sayılı ilamıyla suça sürüklenen çocuk hakkında yeniden kurulan mahkumiyet hükmü ile kesinleştirme şerhinin yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

…diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle farklı gerekçeyle istem gibi BOZULMASINA, 01.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/21845 E., 2021/1320 K. 01.02.2021 T.

 

5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün sanıklar aleyhine olduğu ve ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sanıkların suç tarihi itibarıyla adli sicil kayıtlarında yer alan ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce 18.07.2011 ve 29.06.2011 tarihlerinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, CMK’nin 231/6. maddesindeki diğer koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yalnızca “Sanık hakkında daha önceden verilmiş HAGB kararı bulunduğu anlaşıldığından” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında CMK’nin 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

…Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi  2020/15213 E.,  2021/2147 K. 27.01.2021 T.

HAGB Nedir

Sonuç

HAGB bir ceza yargılaması sonucunda sanığa atfedilen suçtan dolayı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası veya adli para cezasına hükmolunması halinde ve belli şartların gerçekleşmesine bağlı olarak verilen hükmün herhangi bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Özel kanunlarda düzenlenmiş olan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecek bazı suçlar dışında bu kararın verilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suç dolayısıyla mahkum olmamış bulunması, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemenin olumlu bir kanaate varması, sanığın işlediği bu suç nedeniyle mağdur veya kamu maddi bir zarara uğramış ise bu zararın tamamen giderilmesi ve sanığın HAGB kararına onay vermesi şartlarının sağlanması gerekmektedir.

Hagb kararına karşı itiraz, tebliğ veya tefhimden itibaren 7 gün içerisinde hükmü kuran mahkemeye, dilekçe vermek veya tutanağa geçirilmesi şartı ile zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Mahkeme itirazı yerinde görmez ise itiraz dilekçesini kanunda düzenlenmiş olan itirazı görmeye yetkili mahkemeye gönderir. Denetim süresi içerisinde sanık yeni bir suç işlerse yeni suçun yargılandığı mahkemenin ihbarı üzerine açıklanması geri bırakılan hüküm dosyası yeniden açılır. Bu durum HAGB kararına uyulmaması nedeniyle açılış olarak adlandırılmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

HAGB mahkeme tarafından sanık için verilen ceza hükmünün belli şartların gerçekleşmesine bağlı olarak herhangi bir hukuki sonuç doğurmaması durumunu ifade eder.

HAGB kararına uyulmaması nedeniyle açılış denetim süresi içerisinde sanığın yeni bir suç işlemesi halinde yeni suçu yargılayan mahkemenin ihbarı üzerine önceki suçu yargılayan mahkemenin açıklamayı geri bıraktığı hükme ilişkin dosyayı yeniden açmasıdır.

Sanık için öngörülen denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve karar verilen denetimli serbestlik tedbirlerine uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir.

Hukuki Yardıma mı İhtiyacınız Var?

Bizi Arayın: *0-542-782-9878*

info@leventsamgar.com
·  Pazartesi – Cuma 09:00-18:00

İlgili Yazılar

Bir Yorum Bırak

×

Hoş geldiniz!

Bize whatsapp! üzerinden ulaşabilirsiniz ya da e-posta gönderebilirsiniz: info@leventsamgar.com

×