1. Ana Sayfa
  2. »
  3. Ceza
  4. »
  5. Adli Kontrol *2021 Adli Kontrol Kararına İtiraz

Adli Kontrol

Adli kontrol bir ceza muhakemesi tedbiridir. Adli Kontrol yürütülen bir soruşturmada tutuklama sebeplerinin varlığı halinde şüpheli veya sanığın denetim altına alınarak serbest bırakılması anlamına gelir ve tutuklama tedbiri yerine uygulama alanı bulur. Adli kontrol aynı zamanda şüpheli veya sanığın gözlenmesi ve denetlenmesi olanağı sağlayan bir mekanizmadır. Adli kontrol şüpheli veya sanığın adli bir karara dayanarak idari bir yolla kontrolünü sağlar. CMK madde 110 gereğince adli kontrol kararına hükmedecek merciler şu şekilde sayılmıştır: “Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adli kontrol altına alınabilir.”

Adli Kontrol Kararına İtiraz

Adli Kontrol Ne Demek?

Üst sınırı 2 yıldan az ceza hapis cezası gerektiren suçlar ve CMK madde 100’de sayılan tutuklama yasağı öngörülen suçlar bakımından adli kontrol tedbiri uygulanır. CMK madde 100 fıkra 4’e  göre “Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.”

Adli Kontrol Tedbirinin Amacı Nedir?

Suç şüphesi altındaki kişi masumiyet karinesinden yararlanmaya devam edeceğinden ve suçu henüz kanıtlanmamış olduğundan, bazı durumlarda adli kontrol yerine tutuklama tedbiri ağır ve ölçüsüz bir uygulama olabilir. Adli kontrol tedbiri, tutuklamanın sebep olacağı bu ağır sonuçlara engellemeye yönelik bir mekanizmadır. Şüpheli ve sanığın sosyal hayat içerisinde denetim altına alınması da adli kontrol sayesinde gerçekleştirilmiş olur. Ek olarak yasal tutukluluk süreleri dolarak salıverilenler bakımından da adli kontrol tedbirine tabi hükümler uygulanabilir.

Adli Kontrol Tedbirleri Nelerdir?

Adli Kontrole karar veren ceza mahkemesi, şüpheli veya sanığın  ne şekilde adli kontrol altına aldığını kararında belirtir. Bu adli kontrol tedbirleri, pozitif veya negatif yükümlülük şeklinde olabilir.

CMK madde 109/3’e göre;

(3) Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:

a) Yurt dışına çıkamamak.

b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak. konularındaki kontrol tedbirlerine uymak.

c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam

d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.

e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.

f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.

g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek.

h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.

i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek.

j) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Konutunu terk etmemek.

k) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek.

l) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.

Adli Kontrol Ne Kadar Sürer?

Ceza Muhakemesi Kanununda adli kontrol süresine dair açık bir düzenleme olmamakla birlikte soruşturma aşamasında karar verilen adli kontrol tedbirinin kovuşturma aşamasında tensip zaptıyla devamına karar verilmemesi halinde adli kontrol tedbirinin sonlandırıldığına kanaat getirilebilir. Adli kontrol tedbirinin tensip zaptıyla devamına karar verilmesi halinde ise adli kontrol tedbirlerinin hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğini söylemek mümkündür. Bu ihtimalde adli kontrol tedbiri, hükmün kesinleşmesiyle kendiliğinden kalkacaktır/sona erecektir. Hükmün infazı aşamasında, yargılama süreci boyunca uygulanan tedbirler uygulanmayacaktır.

Adli Kontrol Kararına İtiraz ve İlgili Emsal Karar

CMK madde 111 fıkra 2’ye göre “Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir.”

Kararın Kaldırılması Hakkında Emsal Karar: YARGITAY 20. CEZA Esas : 2016/2261 Karar : 2017/2591 Tarih : 25.04.2017

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1 – Tüm dosya kapsamına göre; haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen … ve …’nin birlikte kullanmak amacı ile sanıkların yanlarına gittikleri ve …’nın sanıklardan uyuşturucu madde temin ettiği ve bu eylemin tek suç oluşturduğunun anlaşılması karşısında sanıklar hakkında TCK’nın 43. maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2 – Sanıklar hakkında, TCK’nın 188/3,188/4,188/5 maddeleri uyarınca verilen 22 yıl 6 ay hapis cezasının, TCK’nın 43.maddesi gereğince 1/4 oranında artırılması sonucunda “27 yıl 13 ay 15 gün” hapis yerine “28 yıl 10 ay 15 gün” hapis cezası olarak belirlenmesi,

3 – Tekerrüre esas alınan Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 22/11/2007 tarihli 2007/201 esas ve 2007/355 karar sayılı ilamı ile verilen “6.000 TL” adli para cezası, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olup; karar tarihinden sonra 6545 sayılı Kanun’la TCK’nın 191. maddesinde değişiklik yapılmış olması karşısında ve koşullarının oluşması durumunda, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası uyarlama işlemi yapılarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafileri ile sanıklar … ve …’un temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, resen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA, tutuklama koşullarında değişiklik olmaması ve tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık … hakkındaki salıverilme talebinin reddine; Adli Tıp Kurumu’nun 09/01/2017 tarihli raporu uyarınca “maruz kaldığı ağır hastalık nedeni ile hayatını yalnız idame ettiremeyeceği” ve toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmadığı anlaşılan sanık …’in CMK’nın 109/3 – b maddesi gereğince “yerleşim yerinin bulunduğu kolluk birimine hafta da bir gün imza atmasına” şeklinde adli kontrol altına alınarak SALIVERİLMESİNE,

başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına, adli kontrol kapsamında sanık salıverildikten sonra, belirtilen adli kontrol tedbirlerinin uygulanması konusunda gereğinin yapılması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılına yazı yazılmasına, kontrol tedbirine ilişkin karara karşı, sanık ve müdafii ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, CMK’nın 111. maddesinin 2. fıkrası ile kıyasen uygulanması gereken CMK’nın 268/3 – c maddesi gereğince, kararı öğrendikleri tarihten itibaren 7 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe ile veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle itiraz edebileceklerine, 25/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Adli Kontrolden Bir Süre Muafiyet Mümkün mü?

Adli kontrol tedbiri kapsamında her hafta cuma günü imza atma yükümlülüğü altında bulunan bir şüphelinin babasının sağlık durumu sebebiyle belirli bir süre başka bir ilde bulunma zorunluluğu gündeme gelmişse ya da konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanan bir şahsın annesinin vefatı söz konusu olmuş ise;

Bu noktada şüpheli veya sanığın talebini belgeli ve gerekçeli olarak ve delillendirerek soruşturma aşamasında bulunuluyorsa Sulh Ceza Hakimliği’ne, kovuşturma aşamasında bulunuluyorsa yargılamayı yapan mahkemeye sunması gerekli ve yeterlidir.

İlgili makam değerlendirme neticesinde talebi uygun görürse adli kontrol tedbirinden geçici bir süre talep edenin muaf tutulması gündeme gelebilir.

Adli Kontrol İtiraz Dilekçesi

Her ne kadar internet üzerinden bu tarz dilekçelere ulaşılabiliyor olsa da adli kontrol itiraz dilekçesinin bir avukat tarafından hazırlanmasını öneririz.

Adli Kontrol ve Denetimli Serbestlik Farkı

Adli kontrol ve denetimli serbestlik birbirine çokça karıştırılan iki kavramdır. Denetimli serbestlik kesinleşen cezanın infazı aşamasında uygulanır. Adli kontrol tedbiri ise cezanın henüz kesinleşmediği, yargılamanın devam ettiği aşamada uygulanır. Adli kontrol kurumu da denetimli serbestlik kurumunda olduğu gibi denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından takip edildiğinden bu iki kurum sıkça birbirine karıştırılmaktadır.

İlgili Kanun Maddesi CMK Madde 100

(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a)Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b)Şüpheli veya sanığın davranışları;

1.Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2.Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

  1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
  2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
  3. (Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Silahla işlenmiş kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent e) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),
  4. İşkence (madde 94, 95)
  5. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
  6. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
  7. (Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
  8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
  9. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
  10. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
  11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.

c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.

d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.

e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar

f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.

g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.

h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar.

(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı 2 fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

İlgili Kanun Maddesi  CMK Madde 109

(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/98 md.) Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir.

(2) Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

(3) Adli kontrol şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:

a) Yurt dışına çıkamamak.

b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak. konularındaki kontrol tedbirlerine uymak.

c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam

d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.

e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.

f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.

g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek.

h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.

i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek.

j) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Konutunu terk etmemek.

k) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek.

l) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.

(4) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de adli kontrol kararı verebilir.

(5) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı (d) bendinde belirtilen yükümlülüğün uygulamasında şüphelinin meslekî uğraşılarında araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir.

(6) Adli kontrol altında geçen süre, şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm, maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendinde belirtilen hallerde uygulanmaz.

(7) (Ek: 6/12/2006 – 5560/19 md.) Kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir

İlgili Madde CMK Madde 111

CMK 111. madde metni şu şekildedir:

(1) Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra hâkim veya mahkeme 110 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre 5 gün içinde karar verebilir.

(2) Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir.

Adli Kontrol

Sonuç

Adli kontrol ve denetimli serbestlik birbirine karıştırılmaması gereken iki kavramdır. Denetimli serbestliğin cezanın kesinleşmesi aşamasında uygulanacağı söylenmelidir. Bununla birlikte adli kontrol cezasının kesinleşmediği, yargılamanın devam ettiği bir aşamada gündeme gelir. Zaruri durumların ortaya çıkmasıyla adli kontrolden muafiyetin söz konusu olacağı da söylenmelidir. Bunun için başvurulacak gerekli merciler yukarıda da sayıldığı gibi: “Denetimli serbestlik kesinleşen cezanın infazı aşamasında uygulanır. Adli kontrol tedbiri ise cezanın henüz kesinleşmediği yargılamanın devam ettiği aşamada uygulanır.”

Sıkça Sorulan Sorular

Adli kontrol CMK kapsamında şüpheli ya da sanığın gözetim ve denetim altında tutularak yargılamasına devam edilmesi anlamına gelir.

Adli kontrol şartı sanığın ya da şüphelinin yargılamasının gözetim altında sürdürülerek devam ettirilmesi anlamına gelmektedir.

Adli kontrol şartıyla serbest kavramı, ceza yargılaması devam ederken ya da ceza soruşturması sırasında şüpheli ya da sanığın tutukluluk tedbiri yerine adli kontrol tedbiri ile serbest bırakılmasıdır.

Hukuki Yardıma mı İhtiyacınız Var?

Hukuk Büromuzda Görüşme Talepleriniz İçin: *0-542-782-9878*

* Telefonda ve Whatsapp!'tan danışmanlık hizmetimiz YOKTUR.
info@leventsamgar.com
·  Pazartesi – Cuma 09:00-18:00
 
Kocatepe Mahallesi Şehit Muhtar Bey Caddesi Tan Apt. No:13 D:12 Beyoğlu/ İSTANBUL

Benzer Makalelerimiz

Bir yorum yazın

Bize ulaşmak için;

Aşağıdaki iletişim araçlarını kullanabilirsiniz.

0-542-782-9878 (Mobil/Whatsapp)

*Telefonda ve Whatsapp!’tan danışmanlık hizmetimiz YOKTUR.

info@leventsamgar.com Pazartesi – Cuma 09:00-18:00