Hizmet Tespit Davası
Hizmet tespit davası, sigortasız çalıştırılan ya da sigorta primleri eksik gün veya düşük ücretle bildirilen kişinin, gerçek çalışmasının mahkemece tespitini istediği davadır. Doktrinde hizmet tespiti davası olarak da anılır. Dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’dur ve amacı, emeklilik hakkını doğrudan etkileyen prim gün sayısının gerçeğe uygun hâle getirilmesidir.

Kaçırılmaması gereken süre
Dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Bu bir zamanaşımı değil hak düşürücü süredir; mahkeme kendiliğinden dikkate alır, karşı taraf ileri sürmese dahi dava reddedilir.
Örnek: 2019 yılında sigortasız çalışılan bir dönem için dava, 31 Aralık 2024’e kadar açılmalıydı. Ancak aşağıda sayacağımız hâllerde bu süre hiç işlemez.
Hizmet Tespit Davası Nedir?
Sigortalılık, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve vazgeçilemez bir haktır. İşçinin sigortasız çalışmayı kabul etmesi, hatta bu yönde yazılı bir anlaşma yapması sonucu değiştirmez. Böyle bir anlaşma baştan geçersizdir ve işçi sonradan dava açabilir.
Bunun nedeni davanın yalnızca iki tarafı ilgilendirmemesidir. Sigorta primleri sosyal güvenlik sisteminin finansmanını oluşturur, dolayısıyla dava kamu düzenine ilişkindir. Bu nitelik, yargılamanın işleyişini de belirler: mahkeme kendiliğinden delil araştırır, tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz ve davadan feragat hüküm doğurmaz.
Bildirim yükümlülüğü işverene aittir. İşçinin işe giriş bildirgesinin süresinde verilmesi, prim ve hizmet belgelerinin gerçek ücret ve gün sayısı üzerinden bildirilmesi işverenin görevidir. Bu yükümlülüğün ihlal edildiği her durumda hizmet tespit davası gündeme gelir.
Hangi Hâllerde Açılır?
- Hiç sigorta yapılmadan çalıştırılma
- İşe giriş bildirgesinin geç verilmesi ve aradaki sürenin bildirilmemesi
- Fiilen otuz gün çalışılmasına rağmen ayda on beş gün gibi eksik gün bildirimi
- Çalışılan bazı ayların hiç bildirilmemesi, hizmet dökümünde boşluk bulunması
- Emeklilerin sosyal güvenlik destek priminin ödenmemesi ya da eksik ödenmesi
- İşyerinin sahte ya da başka bir işverenin işyeri üzerinden gösterilmesi
Uygulamada en sık karşılaştığımız tablo, kısa süreli ve düşük ücretli işlerde işçinin sigortasız çalışmaya kendisinin razı olması. Bazen maaşına haciz bulunduğu için, bazen prim kesintisi olmadan eline daha çok para geçtiği için. Yıllar sonra emeklilik başvurusu yapıldığında ise gün sayısının tutmadığı görülüyor. O aşamada hak düşürücü sürenin geçmiş olması, geri dönülemez bir kayıp anlamına geliyor.
Beş Yıllık Hak Düşürücü Süre
5510 sayılı Kanun uyarınca dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır. Süre çalışmanın bittiği tarihten değil, ilgili takvim yılının sonundan işler.
Sürenin İşlemediği Hâller
Beş yıllık süre mutlak değildir. Çalışmanın varlığı Kurum tarafından resmî bir belgeyle zaten öğrenilmişse süre hiç işlemez. Yargıtay uygulamasında kabul edilen başlıca hâller şunlardır.
- SGK müfettişi ya da denetim elemanınca düzenlenen rapor veya tutanakla çalışmanın tespit edilmiş olması
- Asgari işçilik incelemesi sonucunda primlerin işverenden icra yoluyla tahsil edilmiş olması
- İşe giriş bildirgesinin Kuruma verilmiş olmasına rağmen prim ve hizmet belgelerinin bildirilmemesi
- Ücret bordrosunda sigorta priminin gösterilmesine rağmen Kuruma yatırılmamış olması
- Sigortalı çalışırken memuriyete geçilmesi
- İşçilik alacakları davasında verilen ve kesinleşen kararla çalışma olgusunun tespit edilmiş olması
Bu hâllerin varlığı, süresi geçmiş görünen dosyaların önemli bir bölümünü kurtarır. Bu nedenle dava öncesinde SGK dosyasının, varsa müfettiş raporlarının ve eski dava dosyalarının incelenmesi gerekir.
Davanın Tarafları
Davacı, sigortalı sayılan kişidir. Sigortalının ölümü hâlinde mirasçıları da davayı açabilir. Ancak burada bir sınır vardır: mirasçılar yeni bir süre kazanmaz, murisin sahip olduğu kalan hak düşürücü süre içinde davayı açmak zorundadırlar.
Davalı, prim bildirimini hiç yapmayan ya da eksik yapan işverendir. İşyerinin devredilmiş olması hâlinde hem devreden hem devralan işverene husumet yöneltilmesi gerekir. Alt işveren ilişkisi varsa asıl işveren de davaya dahil edilir.
Sosyal Güvenlik Kurumu davalı değildir ancak dava zorunlu olarak Kuruma ihbar edilir. Davacı bunu talep etmese bile hâkim re’sen ihbarda bulunur. Kurum davaya feri müdahil olarak katılabilir ve karara karşı kanun yoluna başvurabilir. İhbar yapılmadan verilen karar bu nedenle bozulur.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme iş mahkemesi, iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise davalı işverenin yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer mahkemesidir.
Önemli bir ayrıntı: işçilik alacağı davalarından farklı olarak hizmet tespit davasında zorunlu arabuluculuk şartı aranmaz. Dava, arabulucuya başvurulmadan doğrudan açılabilir. Bunun nedeni davanın bir alacak talebi değil, kamu düzenine ilişkin bir tespit talebi olmasıdır.
Bir başka pratik nokta, dava değeri ve harçtır. Hizmet tespit davası bir tespit davası olduğundan nispi değil maktu harca tabidir. Uzun yıllara yayılan hizmetler için dahi harç yükü sınırlı kalır.
İspat ve Re’sen Araştırma İlkesi
Bu davada ispat, olağan hukuk davalarından farklı işler. Kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme tarafların sunduğu delillerle bağlı değildir, kendiliğinden araştırma yapar. Bu ilkenin üç somut sonucu vardır.
- Davadan feragat edilmesi hüküm doğurmaz, mahkeme yargılamaya devam eder.
- Davalı işverenin davayı kabul etmesi tek başına yeterli değildir; çalışmanın fiilen gerçekleştiği ayrıca araştırılır.
- Tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz.
Mahkeme kendiliğinden şu araştırmaları yapar. İşyerinin SGK dosyası ve varsa denetim raporları celbedilir. İşyerinin ilgili dönemde faal olup olmadığı vergi dairesi, ticaret sicili ve meslek odası kayıtlarından sorulur. Aynı dönemde işyerinde bildirilmiş olan işçiler bordrolardan tespit edilir ve tanık olarak dinlenir. Gerekirse zabıta ya da kolluk aracılığıyla komşu işyerlerinde araştırma yaptırılır.
Tanık Kuralları
Tanık bu davada belirleyici delildir ancak seçimi kuralları vardır.
Öncelikle aynı dönemde aynı işyerinde çalışmış ve bordroda kayıtlı olan kişiler dinlenir. Bordro tanığı bulunamıyorsa, aynı dönemde komşu işyerlerinde çalışmış kişilerin beyanına başvurulur. Tanığın çalışma dönemiyle davacının iddia ettiği dönem örtüşmüyorsa beyan hükme esas alınmaz.
Duyuma dayalı tanıklık kabul edilmez; tanığın olayı bizzat görmüş olması gerekir. Aynı işverene karşı derdest davası bulunan tanığa karşı husumet itirazı gelir. Bu nedenle tanık seçimi dava dilekçesi hazırlanırken yapılması gereken bir çalışmadır.
Diğer Deliller
- Banka hesap hareketleri ve maaş ödemelerine ilişkin dekontlar
- İşyeri giriş kartı, personel yaka kartı, üniforma ve kimlik belgeleri
- Vardiya çizelgeleri, puantaj kayıtları, imzalı teslim tesellüm belgeleri
- İşyerine ait yazışmalar, e-postalar, kurumsal mesajlaşma kayıtları
- İşyeri hekimi kayıtları, iş sağlığı ve güvenliği eğitim belgeleri
- Fotoğraf ve videolar, sosyal medya paylaşımları
Ücret Eksik Bildirilmişse: Prime Esas Kazancın Tespiti
İki farklı sorun sıkça birbirine karıştırılır. Çalışma hiç veya eksik gün olarak bildirilmemişse hizmet tespit davası açılır. Çalışma tam bildirilmiş ancak ücret gerçekte olduğundan düşük gösterilmişse, açılacak dava prime esas kazancın tespiti davasıdır.
Bu ikinci durum uygulamada, ücretin bir kısmının bankadan bir kısmının elden ödenmesi biçiminde karşımıza çıkar. İşveren asgari ücret üzerinden prim yatırır, aradaki farkı elden verir. İşçi çalışırken bunu fark etmez, emeklilik aşamasında aylığının beklediğinden düşük bağlandığını görür.
Gerçek ücretin ispatında banka hesap hareketleri, ihtirazi kayıtla imzalanmış bordrolar, tanık beyanları ve ilgili meslek odasından alınacak emsal ücret araştırması kullanılır. İki dava birlikte de açılabilir.
Dava Sonunda Ne Olur?
Dava kabul edilirse mahkeme, davacının belirtilen işyerinde belirtilen dönemde çalıştığının tespitine karar verir. Kararın kesinleşmesinin ardından şu sonuçlar doğar.
- SGK, hizmet kaydını karara uygun olarak düzeltir ve eksik günler hizmet dökümüne işlenir.
- Kurum, tespit edilen döneme ait primleri gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte işverenden tahsil eder.
- İşverene, bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiği için 5510 sayılı Kanun m. 102 uyarınca idari para cezası uygulanır.
- Eklenen gün sayısı emeklilik hesabına dahil edilir; kişi emeklilik şartlarını sağlıyorsa başvurabilir, aylık bağlanmışsa yeniden hesaplanır.
Davanın amacı bir para alacağı elde etmek değildir. Bu nedenle kararla birlikte işçiye doğrudan bir ödeme yapılmaz. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai gibi alacaklar ayrı bir işçilik alacağı davasının konusudur. İki dava birlikte yürütülebilir, çoğu zaman hizmet tespiti dosyası diğerine bekletici mesele yapılır.
Dava Öncesinde İdari Yol
Dava tek yol değildir. Sigortasız çalıştırıldığını fark eden kişi, önce e-Devlet üzerinden SGK hizmet dökümünü alarak eksik dönemleri belgelemelidir.
Ardından Alo 170 hattı ya da e-Devlet’teki şikâyet modülü üzerinden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bildirimde bulunulabilir. Bildirim üzerine yapılan denetimde çalışma tespit edilirse Kurum kayıtları kendiliğinden düzeltilebilir ve dava açmaya gerek kalmayabilir. Bu yol daha hızlıdır ve masrafsızdır.
Bir yan faydası daha vardır. Denetim sonucu düzenlenen rapor, sonradan dava açılması gerekirse hak düşürücü sürenin işlemediğini gösteren en güçlü belgedir. Bu nedenle süre dolmak üzereyse idari başvuru yapılırken eş zamanlı olarak dava da açılmalıdır.
Sık Karşılaşılan Üç Durum
Göstermelik sigorta. Fiilen çalışma bulunmadığı hâlde yalnızca sigortalılık sağlamak amacıyla yapılan bildirimler geçerli değildir. İşyeri sahibinin çalışmayan eşini ya da yakınını bildirmesi bu türdendir. Böyle bir dosyada mahkeme fiilî çalışmayı araştırır ve sonuç olumsuz çıkarsa sigortalılık iptal edilir. Bu, davacı aleyhine sonuçlanan tipik bir senaryodur.
Emekli çalışanlar. Emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenler için sosyal güvenlik destek primi öngörülmüştür. Bu primin hiç ya da eksik ödenmemesi hâlinde emekli kişi de hizmet tespit davası açabilir. Faal çalışan olmak dava açmanın şartı değildir.
Kısmi süreli çalışma. Haftanın belirli günleri çalışan işçilerde bildirilecek gün sayısı fiilî çalışmaya göre belirlenir. Ancak tam süreli çalışıldığı hâlde kısmi süreli gösterilen dosyalarda eksik günlerin tespiti istenebilir.
Dava Ne Kadar Sürer?
Kesin bir süre vermek mümkün değildir. Mahkemenin re’sen araştırma yapması, birden çok kurumdan kayıt celbedilmesi ve çok sayıda tanık dinlenmesi gerektiğinden bu davalar işçilik alacağı davalarından daha uzun sürebilir. İlk derece aşaması uygulamada genellikle bir buçuk ile üç yıl arasında değişir, istinaf ve temyiz aşamalarıyla toplam süre daha da uzayabilir.

Sonuç
Hizmet tespit davası, sigortasız ya da eksik bildirilerek çalıştırılan kişinin emeklilik hakkını korumaya yarayan en güçlü yoldur. Ancak beş yıllık hak düşürücü süre, bu davanın kaderini belirleyen tek unsurdur. Süre geçtikten sonra hakkın kendisi ortadan kalkar ve telafisi mümkün olmaz.
Sigorta kaydınızda boşluk olduğunu fark ettiyseniz, ilk iş olarak e-Devlet’ten hizmet dökümünüzü alın ve hangi dönemlerin eksik olduğunu belirleyin. Süre dolmak üzereyse beklemeden dava açılması gerekir.
İş hukuku avukatı Av. Levent Samgar Hukuk Bürosu olarak İstanbul’da işçi tarafında dosya takibi yapıyoruz. Bize 0212 238 87 17 numaralı telefondan ulaşabilir ya da iletişim sayfamızdaki formu doldurabilirsiniz.
İlgili yazılarımız: işçi hakları, kıdem tazminatı, 3600 gün emeklilik, işe iade davası.

Merhaba ben yazınızı okudum.15 yıl çalıştığım yerde SGK mizi sahte işyeri üzerinden göstermişler.parcali başka başka isimler üzerine.ara sırada kendi isimleriyle bizde sirket üzerinden sgliyiz sanıyorduk bir sürü arkdasimiz mağdur oldu bende 2018 t emmuzdan beri mahkemem sürüyor .bir arkdasimiz daha evvel verdi o kazandı.okul kantininde çalışmıştık.taniklarim öğretmen ve çalışan arkdaslarim.su an için bilirkişiye atandı dosya Corona ve deprem ve hakim emekli olduğu için çok uzadı mahkemem.2019 da emekli dilekçemi verdim.geri geldi zaten biliyorduk.bilirkisiden sonra süreç nasıl işler acaba sağolsun avukatım telefonlara bile cevap vermiyor.arkdasim kazandı diye aynı avukata verdim ama maalesef geri dönüş bilgi alamıyorum.en son bilirkişi raporu tamamlayamamış dedi watsptan 6 ayı geçti bilirkişide dosyam Bilgilendirirseniz sevinirim.tsk eder iyi çalışmalar dilerim