1. Ana Sayfa
  2. »
  3. Aile
  4. »
  5. Babalık Davası *2021 Babalık Davasını Kimler Açabilir?

Babalık Davası

Babalık davası çocuk ile babanın arasında soybağının, yargı kararı ile kurulması anlamına gelmektedir.  Kanun gereğince ana ile çocuk arasındaki soybağı, doğum ile kurulmaktadır. Ancak babada durum biraz farklıdır. Baba ile çocuk arasında kurulacak soybağı; evlilik, tanıma ve babalık davası ile kurulmaktadır. Babalık davası, aile kurumunun oluşması açısından önem arz edebilmektedir. TMK m.301 uyarınca babalık davası, çocuk ile baba arasında diğer şartlarla kurulamamış soybağını kurmayı amaçlayan davadır.

Babalık Davasını Kimler Açabilir

Babalık Davasını Kimler Açabilir?

Babalık davasında davacı taraf anne ya da çocuktur. Babanın, soybağını kurmaya yönelik olarak atacağı adım, tanımadır. Yani bilinenin aksine babalık davasının davacısı durumunda olan baba değildir. Tanıma ise, gereken şartların varlığı mevcut olduğu takdirde babanın tek taraflı olarak ileri sürmesi ile gerçekleşecektir. Babaya, babalık davası açma yetkisinin verilmemiş olmasının en bariz nedeni, babanın kanuni açıdan bir yararının bulunmamasıdır. Çünkü biraz önce belirttiğimiz gibi babanın, hali hazırda çocuğu ile soybağını kurabilmesi için bir yolu bulunmaktadır.

Anne ve çocuk davayı beraber açabilirler ya da her birisi ayrı ayrı bu davayı açabilir. Çocuğun, bu davayı ayrı açması durumunda temsilini kayyım üstlenecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus ise şudur, davaların birisinde verilen karar diğerini bağlamaz. Örneğin, çocuğun açtığı davada mahkeme soybağının kurulmasına karar verirse ananın açtığı davayı bu karar bağlamayacaktır. Aynı şekilde dava sonuçlanmadan ana veya çocuktan birisi davasından feragat etmesi, karşı tarafla sulh yoluna gitmesi halinde de bu durum diğerini de bağlamayacaktır. Babalık davası hakkından feragat etmek için ise açılmış bir davanın bulunması gerekmektedir. Dava açmadan lafzi olarak bunu yapmak mümkün değildir.

Babalık davasında, davacının ana olması durumunda davanın konusu çocuğun babasının olduğu ileri sürülen kişi ile çocuk arasında soybağının kurulmasıdır. Davacı aynı zamanda eğer varsa doğumdan bu yana uğradığı maddi zararları da ilgili dava ile talep edebilecektir. Ancak bu maddi zararları ayrı bir dava açmak sureti ile de talep edebilir. Bu seçim hakkı davacı durumundaki anaya aittir. Ananın isteyeceği maddi zarar olarak nitelendirilen şeyler, TMK madde 304’te düzenlenmiştir.

Buna göre; doğum sırasında yapılan giderler, doğumdan önce ve doğumdan sonraki 6 haftalık giderler, doğum nedeniyle meydana gelen diğer maddi giderler tazminatın konusu olabilecektir. Ananın isteyebileceği tazminat için çocuğun doğmuş olması yeterlidir. Sağ doğum şartı bulunmamaktadır. Tazminatın beraberinde ana, dilerse nafaka talebinde de bulunabilecektir. Ancak nafaka açısından, çocuğun yararının bulunması şartı aranmaktadır.

Babalık davasında, davacı çocuk olabilmektedir. Davanın konusu ise yine çocuk ile baba arasında soybağının kurulmasıdır. Çocuk, başka birisi ile daha önceden soybağı kurmuş ise davayı açmadan önce bu soybağının reddedilmesini istemek durumundadır. Eğer reddetmese yeni bir babalık davası açması mümkün değildir. Aynı anada olduğu gibi çocukta, iştirak nafakası talebinde bulunabilir. Nafakanın sona ereceği süre ise çocuğun ergin olduğu zamandır. Bu süre boyunca nafaka devam edecektir.

Babalık davasında son olarak davalı, baba olduğu iddia edilen erkektir. Eğer baba olduğu iddia edilen kişi hayatta değilse açılacak dava onun mirasçılarına açılabilir. Hiçbir mirasçısının bulunmadığı durumlarda ise kanuni mirasçı olan devlete karşı da dava açılabilmektedir.

Babalık Davası DNA Testi

Babalık davasında her zaman işler yolunda gitmeyebilir ve baba olduğu iddia edilen kişi babalığı kabullenmeyebilir. Bu gibi durumlarda ise ispat yoluna gidilmesi gerekmektedir. Günümüzde, teknolojinin de gelişmesi ile beraber babalığın ispat edilmesi çok kolay bir hal aldı. Birçok yöntem ile babalık ispat edilse de en popüler yöntem DNA testidir. Neredeyse %99.9 oranında sonuç verebilen DNA testini, hâkimin isteyebileceği gibi tarafların da talep etmesi mümkündür. Mahkeme açısından DNA testi, bir bilirkişi raporu sayılmaktadır. Bunun anlamı ise hâkimin, bu rapor ile bağlı olmadığıdır. Her ne kadar hâkim DNA testi ile bağlı olmasa da babalığın tespiti, bilimsel açıdan çok teknik bir husustur. Bu sebeple hâkimin, doğruluk oranı kesine yakın olan bu teste aykırı olarak hüküm kurması hakkaniyete ve mantığa uygun düşmeyecektir.

Babalık Davasında İspat

Babalık davası açıldıktan sonra yukarıda da bahsettiğimiz üzere davalı, baba olduğunu her zaman kabullenmeyebilir. Böyle bir durumda davacı açısından, iddiasını ispat zorunluluğu gündeme gelecektir. Yani bir diğer anlatımla davayı açan ana veya çocuk ya da her ikisi, iddialarını ispatla yükümlü hale geleceklerdir. İspat açısından DNA testi vd. gibi birçok farklı yöntem bulunmaktadır. Bununlar beraber, davacılar açısından bir kolaylık olarak babalık karinesine dayanarak da soybağının varlığını ispat etmek mümkündür.

Babalık karinesine göre, ana ile baba olduğu iddia edilen kişi, doğumdan önceki 180 – 300 gün içerisinde cinsel ilişkiye girmişlerse babanın, davalı olduğu kabul edilmektedir. Davacı, bu karine bakımından her türlü delil ile iddiasını iptal edebilmektedir. Net delillerin bulunması bile gerekmez, sadece kuvvetli emarelerin varlığı dahi soybağını kurmaya yeterli olacaktır. Belirtmek gerekir ki cinsel ilişki sırasında kadının hamile kalmasını önleyen yöntemlerin kullanıldığının ya da ilaçların alındığının ispat edilmesi, babalık karinesini çürütmeyecektir.

Babalık davasında ispat unsuru olarak nitelendirilen babalık karinesi, kesin bir karine değildir. Bu bakımdan da çürütülmesi mümkündür. Karinenin çürütülmesi bakımından baba olduğu iddia edilen kişi iki yol izleyebilir. Bunlar:

  • Kişinin; ana ile girdiği cinsel ilişkinin gerçekleşmediği, bu sebeple de çocuğun kendisinden olmasının imkânsız olduğunu mahkemeye kanıtlaması gerekmektedir.
  • Başka bir erkeğin, kendisine nazaran baba olmasının ihtimalinin daha kuvvetli olduğunu ispatlaması gerekmektedir.

Belirtilen hususlardan herhangi birisini, baba olduğu öne sürülen kişi ispatlayacak olursa karineyi çürütecek ve haliyle soybağının kurulması davası da düşmüş olacaktır. Aynı zamanda her zaman bilimsel yöntem ve araçlar kullanılmak sureti ile ispat mümkün olacaktır.

Babalık davası, hâkim tarafından re ’sen araştırılma ilkesinin mevcut olduğu bir dava türüdür. Bu sebeple babalık davasında, tarafların herhangi bir talepte bulunmasına gerek kalmadan hâkim, soybağının ispat edilmesi bakımından doku ya da kan örneği istenmesi gibi bilimsel yollara başvurabilmektedir. Hâkimin re ‘sen vereceği bu karara karşı taraflarca, somut bir tehlike meydana getireceği ispatlanamadığı müddetçe karşı çıkılması mümkün değildir. Aynı zamanda taraflar eğer kan veya doku örneği vermemekte ısrarcı olacak olurlarsa hâkim, bunun zorla alınmasına karar verebilecektir.

Babalık Davası Zamanaşımı

Babalık davasının açılması için çocuğun doğmuş olup olmaması aranmamaktadır. Anne karnında iken de bu davanın açılması mümkündür. Çünkü çocuk, sağ ve tam doğmak kaydı ile ana karnında hak ehliyetine sahip olabilecektir. Bu davanın açılabileceği en geç tarih ise doğumdan sonraki 1 yıldır. Ancak belirtmek gerekir ki çocuğun soybağı, doğduğu sırada anası başka bir erkek ile evliyse onun ile bağlanır.

Yukarıda da belirttiğimiz üzere soybağı davasının açılması için mevcut bir soybağı varsa bunun reddedilmesi gerekmektedir. Eğer çocuk doğduğu sırada mevcut bir soybağı zaten kurulmuşsa, babalık davasının en geç açılacağı doğumdan sonraki 1 yıllık süre, mevcut soybağının reddedilmesi anında başlayacaktır. Aynı zamanda davacı 1 yıllık süreyi geçirilecek olursa, haklı bir sebebin varlığı aranacaktır.

Eğer davacı, süreyi geçirdiğini bir sebebe bağlıyorsa ve bu hâkim tarafından kabul edilecek olursa, haklı sebebe neden olan durumun geçmesi beklenecek ve bu süre geçtikten sonra 1 ay içerisinde dava açma hakkını kullanması gerekecektir. Sonuç olarak bu süreler TMK uyarınca hak düşürücü sürelerdir. Eğer kişi, süreleri geçirecek olursa dava açma hakkı da ortadan kalkacak ve bir daha hiçbir şekilde babalık davası açamayacaktır. Ve Yargıtay, davayı çocuğun açması durumunda bir süre sınırlaması yoluna gitmemektedir.

Babalık Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme

Babalık davası bakımından görevli mahkeme, eğer bulunuyorsa aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesidir. Babalık davasında yetkili mahkeme ise, çocuğun doğduğu andaki ya da davanın taraflarından birisinin yerleşim yeri mahkemesi olacaktır. Eğer ki tarafların Türkiye sınırları içerisinde bir yerleşim yeri bulunmuyorsa, davanın açılacağı yer belirlenirken MÖHUK referans alınacaktır.

Babalık Davası

Sonuç

Babalık davası açısından genel bir yorum yapmak gerekirse; ana veya çocuk tarafından, yeterli delillerin varlığı doğrultusunda açılarak bir nihai sonuç elde edilebilen davadır. Babalık davası kapsamında amaçlanan husus ise en kutsal kurum olan aile kurumunun kurulabilmesini amaçlamaktan ziyade çocuğun ve ananın birtakım haklardan ve sosyal statüden yararlanmasını sağlamaktır. Adalet Bakanlığı tarafından getirilen yargıda hedef süre bakımından da babalık davası sonuçlanma süresi belirlenmiş bu aşamada yitirilen hak kayıpları bir nebze de olsa hafifletilmiştir. Babalık davası, eğer amacına ulaşacak olursa çocuk ile baba arasında bir soybağı kurulacak ve bunun sayesinde çocuk, babası dolayısı ile yitirdiği ya da hiç elde edemediği haklardan yararlanmaya başlayabilecektir. Aksi halde ise durumunda bir değişikliğin olmayacağı aşikardır.

Sıkça Sorulan Sorular

Babalık davası, anne yada çocuk tarafından, baba olduğu iddia edilen kişiye karşı Aile Mahkemelerinde açılabilmektedir.

Yargıdaki iş yükü nedeniyle yeni düzenleme ile gelen yargıda hedef süre uygulamasına göre babalık davası sonuçlanma süresi 11 ay yani 330 gündür. Kararın Yüksek Mahkemeye götürülmesinde geçen süre buna dahil değildir.

Babalık davası bakımından görevli mahkeme, Aile Mahkemeleridir. Bulundukları yerde Aile Mahkemesi yoksa görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Yetkili Mahkeme ise çocuğun doğduğu yerleşim yeri mahkemesi veya davaya taraf olanlardan birisinin yerleşim yeri mahkemesidir.

Babalık reddi davası eğer davacı çocuk ergin değil ise atanan kayyım aracılığı ile açılabilir. Çocuğun ergin kılınması halinde ise bizzat şahsı bu davası açabilecektir. Ancak zaman sınırı bulunmaktadır. Buna göre çocuk, ergin olduğu tarihten itibaren 1 yıl içerisinde bu davayı açmak zorundadır. Aksi halde hak düşürücü süre gereği hakkını yitirecektir.

Hukuki Yardıma mı İhtiyacınız Var?

Hukuk Büromuzda Görüşme Talepleriniz İçin: *0-542-782-9878*

* Telefonda ve Whatsapp!'tan danışmanlık hizmetimiz YOKTUR.
info@leventsamgar.com
·  Pazartesi – Cuma 09:00-18:00
 
Kocatepe Mahallesi Şehit Muhtar Bey Caddesi Tan Apt. No:13 D:12 Beyoğlu/ İSTANBUL

Benzer Makalelerimiz

Bir yorum yazın

Bize ulaşmak için;

Aşağıdaki iletişim araçlarını kullanabilirsiniz.

0-542-782-9878 (Mobil/Whatsapp)

*Telefonda ve Whatsapp!’tan danışmanlık hizmetimiz YOKTUR.

info@leventsamgar.com Pazartesi – Cuma 09:00-18:00